

Gerek Türk gelenek musikîsinde ve gerek batı musikîsinde ses sistemleri, tabanda aynı temele oturur; her ikisi de beşli aralıklı perdeler zincirine dayanır. Buna rağmen her iki musikî farklı şartlarda ve istikametlerde geliştiğinden, bugün kullanılan düzenler ve umumî diziler birbirinden farklıdır. Türk gelenek musikîsi kendi şartları içinde, haiz olduğu imkânları bütün genişliği ile kullanamamış, zamanımızın sanat anlayışına ve ölçülerine göre ihtiyaca cevap verebilecek bir gelişme gösterememiştir. Bunun dış ve iç muhtelif sebepleri vardır. Toplum hayatına ait ilişkileri bir tarafa bırakırsak, nazariye, malzeme ve vasıta ile ilgili olarak musikî sahasında başlıca iki husus dikkatimizi çeker. Birincisi |çalgı duvarı|dır. Özellikle sabit perdeli enstrümanların olmayışı, sistemde mevcut çeşitli aralıkları kavramakta, bunların terkip ve nakillerinde mühim zorluklar meydana getirir. Düşünüleni tatbik edecek vasıta olmazsa, şüphesiz, sanatta bir gelişme beklemek de beyhudedir. İkinci mühim husus, musikî üslûbunda diziye bağlılıktan kurtulamamış olmak, göçürüm tekniğinin işletilememesi, sistemin sınırlarına dayanan imkânlar içinde kullanılamamasıdır. Bu iki husus birbirine bağlıdır. Her ikisinin de altında yatan karanlık gerçek sebep, elemantar düzenin olmayışı ve temel malzeme olan makam dizileri arasında ve dizilerle perdeler arasındaki münasebetlerde görülen belirsiz durumdur. Musikî ifadesinin gelişmesi için çalgıların inkişafı ve bunun için de kendilerinden elde etmek istediğimiz malzemenin bir sistem içinde belirtilmesi gereklidir.İnceleme, bu elemantar düzeni araştırmaktadır. Kaçınılmaz kısaltmalar, remiz ve tarifler Öncelik bilgilerle verilmiştir. İzahlar yan bilgilerle donatılmış ve kolay anlaşılacak şekilde, biraz da teferruatlı olarak yapılmıştır. -Burhan UYSAL Berlin 1977, Burhan UYSAL (Önsözden)

Yakup TATLICI ile Burhan Yılmaz UYSAL bir sohbet anı.

Burhan Yılmaz UYSAL ile Or. Müh. Ünal BİÇER bir anı...
|